ŞEHİR İÇİNDE PEK ÇOK ŞEHİR
Eminönü’nde başlar vapurun sesi,
Sultanahmet kokar tarihin nefesi.
Sirkeci’den geçerken eski bir tren,
Beşiktaş’ta çarşı, kalplerde heyecan,
Ortaköy’de kumpir, Boğaz’da bir can.
Bebek sahilinde rüzgâr eser serin,
Sarıyer’de saklıdır suları derin.
Kadıköy’de rıhtım, Moda’da huzur,
Üsküdar önünde Kız Kulesi durur.
Beylerbeyi selamlar yalılarla denizi,
Çengelköy’de kalır çocukluk izi.
Beyoğlu’nda İstiklal, kalabalık bir düş,
Galata’dan şehre son bir gülüş.
Şişli, Nişantaşı şıklığın adı,
İstanbul’un bitmez tuzu ve tadı.
Zeytinburnu’nda surlar, sanki bir talih,
Eyüpsultan huzur, Bayrampaşa hâl.
Gaziosmanpaşa’da her sokak bir masal,
Kağıthane dere, Boğaz ise bir dal.
Bakırköy sahil, Bahçelievler park,
Güngören, Bağcılar aradaki fark.
Esenler, Sultangazi yolların başı,
Küçükçekmece’de gün batımı, gölün bakışı.
Avcılar’da rüzgâr, Esenyurt harman,
Beylikdüzü geniş, Büyükçekmece derman.
Çatalca’da doğa, Silivri’de deniz,
Arnavutköy’de havalimanı, göklerde izimiz.
Beykoz’da orman, dönüşürüz doğaya,
Ümraniye çarşı, Ataşehir göğe aya.
Çekmeköy’de çam kokusu insana gelir,
Bu şehirde her sokak bir başka sevilir.
Maltepe, Kartal ve Pendik yan yana,
Tuzla’da tersane can verir cana.
Sancaktepe, Sultanbeyli yükseklerin sesi,
Adalar İstanbul’un en taze nefesi.
Şile’de fener yanar, dalga seslenir,
İstanbul bu otuz dokuz renkle süslenir.
Dünya bir yanadır, İstanbul bir yana,
Miras kalmış bu şehir ecdattan sana.
Gezerim her semtini, aşk ile dolup,
Yazarım her halini, hayale dalup.
Dizeler biterken Şamilof olup,
Bu kadim kente attım imzamı.
Şamilof 27 aralık 2025
