Artık vuslat vakti dolmuşsa takvimden
Güneşe koşan bir gemi kalkar bu kalpten
Öyle bir kalabalıktır ki içi, sığmaz engine;i
Boyanır her bir yelkeni gökkuşağı rengine
Sallanır rıhtımda binlerce ipekten mendil
Ufukta siyah değil, altın bir şafak yanar
Ayrılanlar orada taze bir bahara uyanır
Mesut gönüller! Ne ilk bayramdır bu canda
Ne de son neşedir sonsuz olan zamanda
Dünyada seven ve sevilen boşuna durmaz
Bilir ki hakiki vuslat, bu fani mülke sığmaz
Her giden haber salar o nurlu yerinden
"Gelin," derler, "kurtulun dünya kederinden!"