14 Ocak 2026

Artık vuslat vakti dolmuşsa takvimden
Güneşe koşan bir gemi kalkar bu kalpten
Öyle bir kalabalıktır ki içi, sığmaz engine;i
Boyanır her bir yelkeni gökkuşağı rengine
​Sallanır rıhtımda binlerce ipekten mendil
Giden mutlu, kalan şen; yas neye dâhil
Ufukta siyah değil, altın bir şafak yanar
Ayrılanlar orada taze bir bahara uyanır
​Mesut gönüller! Ne ilk bayramdır bu canda
Ne de son neşedir sonsuz olan zamanda
Dünyada seven ve sevilen boşuna durmaz
Bilir ki hakiki vuslat, bu fani mülke sığmaz
​Her giden haber salar o nurlu yerinden
"Gelin," derler, "kurtulun dünya kederinden!"

Balaban’ın Fırçasında Nâzım’ın Soluğu... ​Bazı kitaplar vardır ki kapağını açtığınız an oda kararır, sadece kitabın sayfalarından bir ışık s...